31 Ocak 2015 Cumartesi

[14. KCY Blog Tur] Dört - Veronica Roth Kitap Tanıtımı | Yorum | Yazarla Röportaj

Gönderen Büşra Ay zaman: 15:16
TANITIM
Kitabın adı: Dört - Bir Uyumsuz Koleksiyonu
Özgün adı: Four
Yazar: Veronica Roth
Seri: Uyumsuz, #0.1-0.4
Çeviren: Uğur Mehter
Sayfa sayısı: 280
Türü: Distopya
Yayın evi: Artemis Yayınları

Tek bir seçim onu geçmişinden kurtaracak, tek bir seçim onu geleceğine kavuşturacak, tek bir seçim tehlikeleri açığa çıkaracak, tek bir seçim onu sonsuza dek değiştirecek, tek bir seçim onu özgürleştirecek.

Veronica Roth, dünya çapında çok satan Uyumsuz serisine, okurların çok sevdiği Tobias'ın, yani Dört adlı karakterin gözünden yeni bir kitap ekliyor. Transfer, Çömez, Oğul ve Hain başlıklarından oluşan dört hikâyeye ek olarak Tobias'ın Tris'le yaşadığı çok özel anların kayıtlarını da içeren Dört, Tobias'ın geçmişine ve kalbinden geçenlere dair heyecan verici ipuçları barındırıyor. 


Efsanevi Uyumsuz üçlemesinin başlangıcına tanık olmaya hazır mısınız?
YORUM
Uyumsuz'da yer alan bir çok sahneyi Dört'ün gözünden okumak, tekrardan çok yeni bir şeyler okuyormuşum gibi hissettirdi. Dört'ü Uyumsuz'da ne kadar sert, katı yürekli biri gibi görsek de aslında öyle olmadığının daha çok farkına varıyoruz.
Veronica Roth'un zekasına bayıldığımı belirtmeme gerek var mı bilmiyorum. :D Çok az kitaptan bahsedeceğim, sonrasında sizi Roth röportajıyla baş başa bırakacağım ama önce belirteyim ki, Uyumsuz kitabını okumayanlar için yorumum ve röportaj spoiler içerir.
Uyumsuzdan da bildiğiniz üzere, Dört, annesi öldüğünden beri babasından sürekli şiddet görmektedir ve seçim günü yaklaştıkça Fedakarlık'tan çıkmaktan başka bir şey düşünmemektedir. Seçim günü geldiğinde bile henüz karar vermemiştir. Seçim sırası ona geldiğinde anlık kararla Cesurluk'a transfer olmak ister. Çünkü TEK BİR SEÇİM ONU ÖZGÜRLEŞTİRECEK.
Dört, Tobias Eaton'ın geçmişiyle başlayıp Uyumsuz kitabından birçok sahnelere yer verip sonunda savaşın henüz başlamadığı sahnelerde bitiyor. Ayrıca görmediğimiz bilmediğimiz birçok sahne barındırıyor. Siz de Dört'ün sırlarını keşfetmeye hazır mısınız?
PUAN
YAZARLA RÖPORTAJ
Uyumsuz'u yazmaya başladığınızda Tobias'ın hikayesini zaten biliyor muydunuz? Yoksa Dört'ü yazmak için her şeyi baştan mı hayal ettiniz?
Henüz seriyi yazarken Tobias'ın hikayesi hep aklımdaydı. Bu yüzden hikayeye daha başlamadan önce hikayenin kaba hatlarını biliyordum. Detaylar hayal gücümün ürünü. Yazarken en sevdiğim bölüm "sürpriz! Evelyn yaşıyor!" sahnesiydi. Orada çok karmaşık duygular var ve o ne derdi emin değilim.

Dört ve Tris bakış açısından yazarken farklı bir yazım süreci içerisinde miydiniz?
Tobias karakteri Uyumsuz kitaplarından kolayca bana geldi, ama onun bakış açısından yazmak hala benim için büyük bir meydan okuma -Tris'le olan sahneler ya da onun yaşam biçimindeki sahneler.- Başmaladan önce kendime sürekli tekrar ettiğim anahtar sözcükler vardı onun dışında hayır, süreçler farklı değildi. Bu anahtar sözcükler: "Tobias okuyucuyu askıya almaz." (anlamı: O diğer karakterlerden sırlarını saklayabilir ama sizden, yani okuyucudan hayır.) "Sık sık şiirsel şeyler ifade et." ve "Tobias düşünülenden daha komik."


Dört/Tobias karakterini yazarken kolay olduğunu söylediniz. Hakkında yazarken zorlandığınız bir karakter oldu mu? Bir karakterin seçimini ya da onun kaderini yazarken zorlandığınız biri oldu mu?
Zor karakterler benim için komik olanlardı (Uriah, Christina vb.) Bazen kendimi eğlendirecek şeyler bulurum ama iş mizahı yazmaya gelince beni çok zorlanırken bulabilirsiniz. O dengeyi tutturmak çok zor. Marcus ile zor zamanları vardı. Ben seri boyunca onu en az beş kez öldürmeye çalıştım ama adam sanki bunu reddediyordu. Ben de gerçekçi bir şekilde seriyi devam ettirme kararı aldım.

Psikoloji çalışmak karakterlerini daha derinsel olarak anlamada sana nasıl yardımcı oldu?
Psikolojiden ilham aldığım doğrudur. Cesurluk'un korku simülasyonları için kısa bir eğitim sürecim oldu. Psikoloji bana daha fazla fikir sundu. İkinci kitaptan örnek verecek olursam; Tris'in daha ergenlik döneminde ailesini kaybetmesi, birçok sorunla yüzyüze kalması, Tobias ile Marcus arasında gerçekleşen sahneler gibi. Hepsi bu; psikoloji çalışmak, karakterlerim benim hiç göğüs germediğim şeylere göğüs gererken, duygusal olarak gerçekçi tasvirler yapmama yardımcı oluyor.
Veronica Dört kitabı baskılarını imzalarken

Yandaş'ın sonunda Tris'in güçlü bir bitiş kazandığını düşünüyorum. Tris'in ölümü duygusal açıdan çok zordu. Tüm seriyi yazmaya karar verdiğinizde Yandaş'ın sonunda Tris'in ölümü ile sonlanacağına karar vermiş miydiniz yoksa sonradan mı karar vermiştiniz? Ve bunu yazmak zor oldu mu? Sana, ailesine duyduğu sadıklığın ve ağabeyine duyduğu sevginin onun için Four'a duyduğu aşk ve sadakatten daha önemli olduğunu düşündüren ne?
Son derece zor bir karar oldu. Ben aslında Uyumsuz'u kaba taslak bitirdikten sonra karar vermiştim. Bunun Tris için en doğru bitiş sahnesi olduğunu hissettim ve o sahnenin ne zaman geleceğini tam olarak tespit ettim. Aslında zor kısmı onun oraya gitmesine izin vermek değildi; sonrasında Tobias hakkında yazmamdı. Ama bana göre Tobias'ın sonu eşit derecede güçlü bir yerde bitti. Arkadaşlıkta bulacağı güç hatırı sayılacak şekilde iyileşmesine yardımcı olacak.
Bu hiçbir şekilde Tris'in Caleb'e olan sevgisini, Tobias'a olan aşkına karşı ölçmek için değildi. Onun değer verdiği insanları bir çeşit sıralama sistemi uydurmanın onun için mantıklı olacağından bile emin değilim. Tris'in güçlü bir doğru ve yanlış düşüncesi var, hatta kitabın başlarında Caleb'e bunu söylüyor - Caleb'in ona Kuralsız'da yaptığı gibi, asla onu idamına götürmeyeceğini söylüyor. Yani bilakis, onun kararı daha çok olmak istediği kişiyle ilgili, iki kişiden birine daha fazla duyduğu sevgiyle ilgili değil. Bizim tanıdığımız Tris, onu bundan kurtaracak güce sahip olduğu sürece, ailesinden kalan son kişinin -ölümden üç buçuk atan kişinin- ölüme yürümesine izin vermezdi.

Yandaş'ta birçok kişinin favori karakteri ölüyor. Bunun için üzgün hissettiniz mi? Kitabın sonu hakkında gelen olumsuz yorumları nasıl karşıladınız?
Bir yazar olarak, karakterlere kötü bir şey olmasından korkamazsınız - bu hikayelerin ilerleyiş, karakterlerin dönüşüm ve büyüme biçimidir. Bir anlamda nasıl kelimelerini elde ettiğindir ( yani size distopik Chicago'nun gerçekte de distopik olduğunu söylersem yalan olmaz -doğal olarak kusurlu ve tehlikeli- ve sonra hikayedeki kimsenin başına gerçek tehlike gelmesine izin vermezsem aslında gerçeği anlatıyor olmam değil mi?) Eğer Harry Potter'dan bir şey öğrendiysem bu; eğer kayıplar olmasaydı Voldemort'un kötülüğü kapsamında bilinç altımızda iz bırakmazdı ve Harry'nin savaşı bizim için önemli ve kayda değer olmaktan çok uzakta olurdu. Harry'nin mücadeleleri gücünü ihtiyaçların çığlıklarından alır ve biz bu ihtiyaçları hissederiz çünkü kaybettiği insanları umursuyoruzdur. Hiçbir zaman bir karakterin ölümüne gülmemişimdir, düşman olsalar bile hatta genelde ağlamışımdır, en nihayetinde hikaye için en iyisi neyse onu yapmak zorundaydım.
Olumsuz yorumlara gelince, hayatta birçok zorluklar ve mücadeler olduğu gibi negatif geri yorumların gerekli olduğuna da inanırım. Buna saygı duyuyorum. 

Kitap yazarken bir programınız oluyor mu? Mesela her gün birkaç saat hikayeye mi yoğunlaşıyorsunuz? Ya da bütün gün? Ayrıca çocukken sizi etkileyen kitaplar neler?

Hiçbir zaman kitap yazmak için program yapmadım. Bazen aklıma birden hikaye için yeni bir fikir geldiğinde hemen onu not alıyordum.
Çocukluğumda etkilendiğim kitaplara gelince Harry Potter (J.K. Rowling) bunun başında geliyor, aynı zamanda Seçilmiş Kişi (Lois Lowry), Ender Serisi (Orson Scott Card), Dune (Frank Herbert), Eski Krallık (Garth Nix), Judy Blume kitapları ve Zamanda Kıvrılma (Madeleine L'Engle).

Yaklaşan Kuralsız filminde sizi heyecanlandıran sahne var mı? Ve filmde rol alacak mısınız?

Kuralsız'da fazla olur muyum olmaz mıyım emin değildim - ama Kuralsız'da oynamak gerçekten çok havalı, sürreal ve korkutucu bir deneyimdi.- Kuralsız'da en çok Tris'in Bilgelik yerleşkesindeki simülasyonlarını görmeyi heyecanla bekliyordum. Özellikle de Tris'in olanların gerçek olup olmadığından emin olamayıp tuhaf ya da mümkün olmayan şeyleri yaparak gerçekliği test ettiği yeri. Bu tür şeyleri seviyorum.

Bu soru sanırım Aynı Yıldızın Altında kitabındaki Hazel'in Peter Van Houten'a sorduğu sorular gibi gereksizdir ama hep merak etmişimdir, Yandaş bittikten sonra Tobias ve Christina ne olur? Tris öldükten birkaç yıl sonra Tobias, Christina'ya aşık olur mu?
Böyle okuyucular olduğu için çok şanslıyım. Ne yazık ki Yandaş sona erdikten sonra bir şey diyebileceğimi sanmıyorum. Sizi temin ederim yazarlar böyle bir şeyi okurlarının sinirimi bozmak için söylemezler - kitabın orada bitmesinin bir sebebi var ve sonunda açık bir kapı bırakıldı çünkü Tobias'ın bundan sonra nereye ya da nasıl gideceğinden pek emin değilim. Belki bunun size yardımcı olabileceği için, şunu söyleyebilirim ki, son repliği öyle seçmemin ("İyileşebiliriz. Birbirimizi iyileştirebiliriz.") büyük bir sebebi var - çünkü Tobias yeniden ayağa kalkıyor, ona değer veren insanların yardımıyla iyileşiyor. Tobias için bir sürü umut var, tekrar başka birisine açılması için umut var...

Kaynak: Goodreads

0 yorum:

 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos