28 Ekim 2013 Pazartesi

Incarceron - Catherine Fisher Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 20:55 0 yorum
TANITIM

Kitabın adı: Incarceron
Özgün adı: Incarceron
Yazar: Catherine Fisher
Seri: Incarceron Serisi 1/2
Çeviren: Dost Körpe
Sayfa sayısı: 440
Türü: Bilim kurgu, Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

BU HAPİSHANE CANLI

Bir hapishane hayal edin: Öyle büyük ki içinde hücreler ve koridorlar, ormanlar, şehirler ve denizler var. 

Bir mahkum hayal edin: Belleği yok, dışarıdan geldiğine emin, oysa hapishane yüzyıllardır kapalı ve şimdiye kadar oradan kaçabilen yalnızca tek bir kişi var. 

Bir kız hayal edin: Bir malikanede  zamanın yasaklandığı bir toplumda yaşıyor; bilgisayarlarla yönetilen bir 17. yüzyıl dünyasına kapatılmış, istemediği bir evliliğe mahkum. Hem korktuğu hem de gerçekleşmesini arzuladığı bir suikast komplosuna karışmış. 

Biri içeride, diğeri dışarıda…  Ama ikisi de tutsak. 

Incarceron'u hayal edin.

Hem ürkütücü hem çok çekici ve bağımlılık yaratacak yeni bir serinin başlangıcı.


Finn
YORUM
Yazarın zekasına hayran kaldım. Spoiler vermek istemiyorum ama bu nasıl bir sondu yahu? Öyle güzel ve zekice kurgulanmış ki, kırk yıl düşünsem aklıma gelmez. Koskoca yeni bir dünya ve o dünyaya ulaşım çok kolay. Gel gelelim ki bu sadece bir kişinin elinde.
Finn henüz bilinmeyen bir nedenle Incarceron hapishanesine gönderiliyor. Hafızası silinmiş bir şekilde. Finn oraya ait olmadığını düşünüyor ve bu işi kurcalamaya başlıyor. Burada hapishane derken düşündüğünüz parmaklı küçük bir yer değil, Incarceron'da şehirler, ormanlar, denizler yer alıyor.
Finn hapishanede Keiro adında biriyle karşılaşıyor birbirlerine sürekli yardım ediyorlar. Kısa sürede birbirlerini kardeş olarak görmeye başlıyorlar. Keiro ve Finn hapishaneden kaçmanın yolunu arıyor. Dışarıda yani dünyada yaşayan Claudia isimli karakter onlara bir şekilde ulaşmayı başarıyor ve dışarı çıkabilmeleri için yardım ediyor. Keior ve Finn'e bir zaman sonra Attia adında karakter daha katılıyor. Üçü birlikte dışarı çıkmak için yol arıyorlar. Incarceron hapishanesinden şuana kadar sadece bir kişi kaçabildi onun adı da Sapphique. O başarabildiyse diğerleri de başarabileceğine inanıyor. -SPOİLER ALARMI- Kitabın sonunda Finn bir şekilde kaçıyor Incarceron'dan. Ama Keiro ve Attia içeride kalıyor. İkisi de Finn'in onlara ihanet ettiğini düşünüyor. Aslında öyle değil. Kitap orada bitiyor.
Yazarın bir Claudia, bir Finn karakterini anlatması başlarda kafamı karıştırdı. Sonradan alışıyorsunuz tabii. Yine de harika bir iş çıkarmış. Yazar Finn karakterini öyle tanımlıyor ki kafamda hep oyuncu Taylor Lautner oluşuyor. Sanki özellikle onu anlatıyor. Bu benzetmeyi anlaşılan tek ben yapmamışım. Finn karakterini çizen arkadaş Taylor'ı çizmiş gibi. Her neyse kısacası kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Bir ara film hakları satıldı denmişti bu kitap için, eğer film olursa Finn'i Taylor Lautner oynamalı kesinlikle. Serinin ikinci kitabı olan Sapphique'yu başlayacağım en yakın zamanda.

PUAN

Attia ve Keiro
ALINTILAR
Müdür sakince konuştu:"Gülümsemen iyi olur."
Claudia gülümsedi.O neşeli, özgüvenli gülümseme hayatındaki her şey gibi sahteydi, soğukluğun üstüne örtülmüş bir pelerindi.
Gildas öne çıktı. Bembeyazdı, seyrek saçları terden ıslanmıştı."Kimsin sen?" dedi hırıltılı bir sesle.
"Ben Incarceron'um, ihtiyar. Bilmen gerekir. Beni Sapientler yarattı.Ben sizin büyük,dev,muazzam başarısızlığınınızım. Can düşmanınızım."

27 Ekim 2013 Pazar

Özgürlüğün Elli Tonu - E. L. James Kitap Tanıtımı | Yorumu | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 22:27 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Özgürlüğün Elli Tonu
Özgün adı: Fifty Shades Freed
Yazar: E. L. James
Seri: Elli Ton, #3
Çeviren: Sevinç S. Tezcan
Sayfa sayısı: 704
Türü: Romantik, Yetişkin
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı...

Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Anastasia Steele'in ne istediğini bilen, göz alıcı iş adamı Christian Grey'le tanışması, her ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştiren şehvetli bir ilişkinin kıvılcımını çakmıştır. Christian'ın sıra dışı zevkleri karşısında şoka uğrayan, ondan hem hoşlanan hem de korkan Ana, daha derin bir bağlılık istiyordur. Onu yanında tutmaya kararlı olan Christian, bunu kabul eder.

Şimdi her şeye sahiptirler; aşk, tutku, yakınlık, servet ve sonsuz olasılıklarla dolu bir dünya. Ana, Grey'i sevmenin kolay olmayacağını ve beraberliklerinin her ikisinin de tahmin edemeyeceği zorluklar getireceğinin her zaman farkında olmuştur. Anastasia'nın kendi benliğinden ve bağımsızlığından ödün vermeden Grey'in yaşam stiline uyum sağlamayı öğrenmesi, Grey'in ise kontrol dürtüsünü aşması ve kendisini altüst eden fırtınaları arkasında bırakması gerekmiştir.

Ama geçmişle hesapları henüz kapanmamıştır. Tam her şeye sahip gibi göründükleri bir anda, talihsizlik ve kader bir araya gelip Ananın en korkunç kabuslarını gerçeğe dönüştürür...

Christian & Anastasia
YORUM
İtiraf ediyorum; hiç bitmesin istedim. İlk olarak, kitabın başları çok yavaş işleniyordu ve sıkılmıştım. Başlarından kastım rahat bir şekilde 400 sayfa diyebilirim. Sanki yazar kitabı kalın yapabilmek için uzatmış da uzatmış. Ama gel gelelim kitabın bütün büyüsünü sona saklamış. Ve H-A-R-İ-K-A-Y-D-I!
Yazarın düğün sahnesi gibi büyük bir şeyi nasıl atladığına anlamıyorum. Ana ve Christian için gerçekten çok büyük bir şeydi bence. Tamam, Ana'nın hayalleriyle düğünü az çok anlatmış ama düğünü özel olarak anlatmak başka, hayal olarak anlatmak başka. Yani bazı gereksiz sahnelere yer vereceğine keşke onunla başlasaymış kitaba. -Bu arada kitap balayı için gittikleri tatil ile başlıyor.- Her neyse, spoiler vermemek için kendimi yıpratıyorum resmen. :)) Yani sırf kitabın sonu için okunur kitap. O kadar güzel bir son yapılmış. Christian ve Ana'nın ilk karşılaşmalarını, yani Grinin Elli Tonu kitabındaki röportaj kitabın sonunda Christian gözünden anlatılıyor. Christian gözünden bir kitap yazılsa, hiç sıkılmadan aynı sahneleri okuyabilirdim sanırım. Kitabın sonuna geldiğimde keşke yavaş okusaydım, bitmeseydi falan dedim. Çok güzeldi ve tekrar söylüyorum, yaş sınırına uyduğunuz sürece kitabı okuyun derim.

PUAN
Charlie Tango
(Christian'ın helikopteri.)

ALINTILAR

Ah Christian... Benim sahiplenici, kıskanç, kontrol manyağı Elli Ton'um...

(Christian'ın Ana'ya doğum günü hediyesi notu.)
Anastasia,
Benim için daha fazlasısın,
Aşkımsın, hayatımsın.

Christian.

"Onu seviyorum. Dünyamın merkezi o. Benim için güneş onunla doğup onunla batıyor."

Safir Mavi - Kerstin Gier Kitap Tanıtımı | Yorumu | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 19:50 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Safir Mavi
Özgün adı: Saphirblau
Yazar: Kerstin Gier
Seri: Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #2
Çeviren: Firuzan Gürbüz
Sayfa sayısı: 365
Türü: Romantik, Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Acemi bir âşığı geçmişe yollamak iyi bir fikir olmayabilir!

En azından on altı yaşındaki çömez zaman yolcusu Gwendolyn böyle düşünüyordur.
Bu macerada Gideon ve Gwen dünyayı kurtarmak ya da menuet dansını öğrenmek gibi pek çok sorunun üstesinden gelmek durumunda kalacaktır. (Üstelik ikisi de hiç kolay değildir!)

Bütün bunlar yetmezmiş gibi Gideon büsbütün tuhaf davranmaya başlayınca, Gwendolyn artık hormonlarını kontrol altına alma zamanının geldiğini anlayacaktır!

Çünkü işin içinde aşk varken zaman yolculuğu yapmak pek mümkün görünmemektedir...

Gwendolyn & Gideon
YORUM
Aşk tüm zamanların içinden geçer serisinin ikinci kitabını da bitirdim. Ah, bu kitap nasıl oluyor da bu kadar hızlı bitiyor anlamadım. Bitmesini istemediğimden herhalde... Gelelim asıl yorumumuza, yine harika bir iş çıkarmış yazarımız. Öncelikle Safir Mavi'de Gargoyle hayaleti geliyor. Her ne kadar korkunç görünse de kitaptaki gargoyle hayaleti tam bir dost canlısı! (Adı Xemerius olan hayalet Xemerius'dan alıntıları aşağıya ekledim. Göz atmalısınız! Xemerius'un okuldaki hayalet James'le diyalogları beni çok güldürdü. Birbirlerinden pek hoşlanmadılar da. :D)

İlk kitabı okuduktan sonra hemen ikinciye geçtim. Aslında kitap çabuk bitmesin diye araya farklı bir kitap koyup okuyacaktım ama gel gelelim benim şu merakım yok mu?! Bir çırpıda bitti yine. Kitabı okumayanlar anlamayacak belki ama size en sevdiğim sahneden bahsedeceğim, yeşil kanepe! Arkada Bon Jovi'nin Hallelujah şarkısıyla Gideon, Gwen'e dans etmeyi öğretiyor ve... merak edin, söylemeyeceğim! :))

Çok güzeldi, çoook... Bu arada ilk kitabın filmi çok beğenilmiş olsa gerek ki Safir Mavi'nin çekimlerine hemen başlanılmış hatta filmin vizyon tarihi açıklanmış bile! Resmi sayfada yayınlanan habere göre 7 Ağustos 2014'de ikinci film vizyona girecek, sabırsızlıkla bekliyorum. Keşke, Türkiye'de de yayınlansaydı da internete düşmesini bekleyecek olmasaydım. Kitabın sonundan bahsetmeden konuyu bitirmek olmaz. Büyük bir merakla bitti yine. Gideon, Gwen'e bir büyük kazık atıyor, öyle kitap bitiriliyor. Böyle son mu olur arkadaş? Hemen üçüncü kitaba başlayacağım tabii kide. Eminim, Gideon'un bu davranışının bir açıklaması vardır elbette. Az çok bir şeyler tahmin ediyorum. Okuyunca öğreneceğiz.

PUAN

ALINTILAR
"Adım Xemerius, tanıştığıma memnun oldum. Bana bir kedi satın alacak mısın?"
"Hayır."
"Bana şu zaman yolculuğunu açıklar mısın?" dedi Xemerius.
"Bunu ben bile anlamıyorum"
"Bana bir kedi satın alacak mısın?"
"Hayır."

"Eğer sen ve Charlotte..." 
"Ben ve Charlotte, ne?" dedi Gideon.
"...aranızda arkadaşlıktan öte bir şey varsa."
"Bunu kim söylüyor?
"Sen?"
"Ben öyle bir şey söylemedim."
"Aha. Yani, şimdiye dek hiç öpüşmediniz mi?" Öfkeyle ona baktım.
"Bunu da söylemedim."

...
"Bir dakika çeneni kapa, olur mu? Burada sana ilan-ı aşk etmek için tüm cesaretimi toplamaya çalışıyorum. Bu konuda hiç deneme yapmadım."
"Efendim?"
"Sana aşık oldum," dedi ciddi bir sesle. "Gwendolyn."

"...ama bilindiği gibi umut en son ölen şeydi."

26 Ekim 2013 Cumartesi

Karanlığın Elli Tonu - E. L. James Kitap Tanıtımı | Yorumu | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 20:15 0 yorum
TANITIM

Kitabın adı: Karanlığın Elli Tonu
Özgün adı: Fifty Shades Darker
Yazar: E. L. James
Seri: Elli Ton, #2
Çeviren: Sevinç S. Tezcan
Sayfa sayısı: 640
Türü: Romantik, Yetişkin
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı...

Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Ruhu yaralı genç girişimci Christian Grey'in karanlık sırlarının yıldırdığı Anastasia Steele, ilişkilerine son noktayı koyup bir yayın evinde çalışmaya başlar. Ama Grey'e duyduğu karşı konulmaz çekim hala etkisini sürdürmektedir. Grey yeni bir teklifle gelince ona karşı koyamaz. Nihayet her şey daha iyiye gidiyor gibi göründüğü sırada birden geçmişin hayaletleri ortaya çıkar. Anastasia, sorunlu, hırslı ve talepkar Elli Ton'un sinir bozucu geçmişi hakkında, tahminlerinin çok ötesinde şeyler öğrenir ve ilişkileri bir kez daha tehdit altına girer.

Grey içindeki şeytanlarla savaşırken, Ana da hayatının en önemli seçimini yapmak zorunda kalır. Ve bu kararı tek başına vermelidir...

Christian & Ana
(Maskeli balo sahnesi)
YORUM
Elli Ton serisinin ikinci kitabını da bitirdim. Evet, itiraf ediyorum gerçekten güzeldi. Grinin Elli Tonu kitabında alıştığım için mi bilemiyorum ama ilk kitaba nazaran anlatılanlar o kadar ağır değildi bence. Doğruyu söylemek gerekirse 640 sayfa olmasına rağmen kitap çok hızlı bitti. E L James, kitapta akıcılığın ne olduğunu kesinlikle biliyor. Kitap çok güzel ve çok da meraklı bir yerde son yapıldı. Tabii ki ardından hemen üçüncü kitaba başlayacağım kesin. 
Christian Grey, bu kitapta korumacılığını daha çok ön plana çıkarıyor. Ve Christian, yavaş yavaş Ana'ya aşık olduğunu anlıyor. Korumacılık konusunda evet, bazen ben bile yok artık abarttı diyorum ama yakışıklı baş karakterimiz çok kıskanç! Ve Anastasia, her zaman ki gibi Christian'ın sözlerini pek dinlemiyor ve bu da Christian'ı deli ediyor. Buna benzer çok sahne yazılmış ama her seferinde yazar beni güldürmeyi başardı doğrusu. Kısacası, kitabı okurken eğlendim. İlk kitabı okuduktan sonra devamını merak ediyorsunuz zaten. Yaş sınırlamasına uyduğunuz sürece kitabı okumanızda çok bir zarar görmüyorum.

PUAN

Christian Grey & Charlie Tango helikopteri

ALINTILAR

(4 gün ayrı kaldıktan sonra)
Christian "En son ne zaman yemek yedin?" diye çıkıştı.
Lanet olsun. "Merhaba Christian, seni de tekrar görmek çok güzel."
"Şu anda ukalalık yapmanı istemiyorum. Bana cevap ver." gözleri çakmak çakmaktı.

"Bazen gerçekten de kalın kafalı oluyorsun Christian."
"Kalın kafalı mı? Ben mi? Bana hitap şeklinizi beğendiğim söylenemez Bayan Steele."
"Kalın kafalılık yapma o zaman."

"Dondurma nerede?" diye sordu Christian.
"Fırında." diyerek güldüm.
"Alaycılık kıvrak zekanın bir biçimidir Bayan Steele." dedi.

"Bana tam olarak neden kızgınsın?" diye sordu Christian.
"Liste ister misin?" dedim.
"Bir listemi var?"
"Bunu yatakta tartışabilir miyiz?"
"Hayır."

24 Ekim 2013 Perşembe

Düşüş - Lauren Kate Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 23:57 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Düşüş
Özgün adı: Fallen
Yazar: Lauren Kate
Seri: Düşüş Serisi 1/4
Çeviren: Eren Abaka
Sayfa sayısı: 384
Türü: Fantastik
Yayın evi: Epsilon Yayınları

Alacakaranlık Serisinin bitmesine üzülüp doyamayanlar için...

Lauren Kate'in kusursuz yabancılarına... Meleklerine aşık olacaksınız!

Bazı melekler düşmeye mahkûmdur. Düşüşe hazır mısınız?

Luce, Daniel'ı gördüğü an tuhaf ama tanıdık bir hisle sarsıldı. Onda bilindik bir şeyler vardı. Yeni okuluna adımını attığı ilk gün onun diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştı. Fakat Daniel anlaşılmaz bir şekilde ona karşı mesafeliydi. Luce ise pervane misali ateşe taparcasına onun çekim alanına girdiğini biliyordu. Hislerinin peşine düşüp gerçeklerle yüzleşmeye hazır mıydı? Küçücük bir sır hayatlarını ne yönde değiştirecekti? Cevaplar gerçekleri anlamlandırmada yeterli olacak mıydı?


Luce & Daniel
YORUM
Fısıltı kitabını okuduktan sonra Fısıltı tadında bir hikaye umarak aldım, okudum. Ya çok büyük bir beklentim vardı da bana sıkıcı geldi ya da gerçekten öyleydi. Doğruyu söylemek gerekirse kitapta çok sıradan bir olay var ve o da zaten sürekli dönüp duruyor. Ne yalan söyleyeyim okurken sıkıldım, hatta bunaldım. Başladığım bir kitabı yarım bırakmayı sevmediğim için de kitabın sonunu getirdim. Gelin sorun ki, zarla zorla bitirdim. Kitabın bitmesi çok zamanımı aldı. Günde yaklaşık sadece 2 bölüm okuyabiliyordum ki bu bazen 1 bölüm de oluyordu. Onun yerine ne şahane kitaplar daha okurdum... Her neyse, işin aslı bu kitabı çok sevenlerin olduğunu da duydum ama ben bunlardan biri değilim. Maalesef tavsiye etmiyorum. Beğenmedim. Kimseyi etkilemek istemem ama -bence- zaman kaybıydı. İlla da merak edip alırsanız, okuyun derim. Hiç yoktan güzel ve eğlenceli sahneler de vardı.


PUAN
ALINTILAR
"Söylediğim şeyi hatırlamaya çalış." 
"Hangi bölümünü?" diye sordu Luce, hafif panikleyerek.
"Yapabildiğin kadarını—ama daha çok, seni sevdiğimi."
Luce her geçen gün -özellikle de Daniel geldiğinden beri- hiçbir şeyi "normal" ya da "mantıklı" bir şekilde yapamayacağını ispatlamıştı.

23 Ekim 2013 Çarşamba

Grinin Elli Tonu - E. L. James Kitap Tanıtımı | Yorumu | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 20:24 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Grinin Elli Tonu
Özgün adı: Fifty Shades of Grey
Yazar: E. L. James
Seri: Elli Ton, #1
Çeviren: Sevinç S. Tezcan
Sayfa sayısı: 576
Türü: Romantik, Yetişkin
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Edebiyat öğrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey'le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana'nın güzelliği, zekası ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır...

Grey'in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğrayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen -çok uluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır- Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cür'etkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian'ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder.
Christian & Ana

YORUM
Öncelikle ilk başlarda her şey normal görünüyordu. Hatta bunda bu kadar abartılacak ne var diyordum ki her şey normal ve sıradan bir şekilde işlerken kendimi bir anda seks sahnelerinde buldum. Aman Tanrım! Hayatımda ilk kez böylesine bir roman okuduğum için şoka uğradım elbette. Yani tamam, okuduğumuz bir çok kitapta vardır cinsel ilişki fakat bu kadar açıkça da anlatılmaz ki. Doğruyu söylemek gerekirse bilmediğim o kadar çok şey vardı ki (E L James sayesinde öğrendik) çoğu yeri anlamadım bile. Ki bundan şikayetçi de değilim. Kitabın asıl konusuna gelirsek, baş karakterimiz Anastasia Steele, iş adamı Christian Grey ile röportaj yapmaya gittiğinde hikaye başlıyor. Ana ve tabii ki Christian röportajda birbirlerine pek ısınamazlar ama yine de birbirlerinden hoşlandıklarını açıkça belli ederler. Kendilerini ilişki içinde bulurlar ve Ana Steele, Grey'in iç dünyasına girer. Kitabın sonu merak uyandırıcı şekilde bitiyor. Kitabın devamını getirmem diyorum ama yine de belli olmaz, zamanım olursa okurum sanırım. Daha fazla bilgi vermeden, açıkça belirtildiği gibi kesinlikle yetişkin okurlar içindir. Tavsiye konusuna gelince, eğer merak ediyorsanız alın okuyun derim. Ama kesinlikle 'yetişkin okurlar içindir' kuralına uyun! Hikaye sıradanın aksine farklı ve güzel. Filme uyarlanmasını sabırsızlıkla bekliyorum.


PUAN
ALINTILAR

"Kaçtım, bebek."

Onu çekici buluyordum, çok çekici. Ama bunun baştan kaybedilmiş bir savaş olduğunu biliyordum ve buruk bir özlemle iç geçirdim. Buraya gelmesi tesadüften başka bir şey değildi. Yine de, ona uzaktan hayranlık duyabilirim. Bundan hiçbir zarar gelmezdi.

Bütün o bastonlar ve kırbaçlar hevesimi kaçırıyordu. Fiziksel anlamda bir korkaktım ve acıdan kaçınmak için ne gerekiyorsa yapabilirdim. Rüyamı da düşündüm. Öyle mi olacaktı acaba? İçimdeki tanrıça, elinde amigo kız ponponlarıyla, evet diye haykırarak zıp zıp zıplıyordu.

21 Ekim 2013 Pazartesi

Yakut Kırmızı - Kerstin Gier Kitap Tanıtımı | Yorumu | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 00:10 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Yakut Kırmızı
Özgün adı: Rubinrot
Yazar: Kerstin Gier
Seri: Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #1
Çeviren: Firuzan Gürbüz
Sayfa sayısı: 352
Türü: Romantik, Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Tüm zamanların sınırlarını aşan bir yolculuğa hazır mısınız?
Uluslararası çok satan yazar Kerstin Gier'den unutamayacağınız ve bağımlısı olacağınız bir seri…

Bazen sır küpü bir ailede yaşamak gerçekten de zordur. En azından 16 yaşındaki Gwendolyn bundan kesinlikle emindir. Ta ki günün birinde kendini son yüzyılın Londrası'nda bulana dek. O zaman bunun ailesinin en büyük sırlarından biri olduğunu anlar. Buna karşın anlamadığı; bu zaman yolculuğunda aşka yer olmadığıdır. Çünkü bu, durumu daha karmaşık hale getirmekten başka bir işe yaramaz!

Çoksatan yazar Kerstin Gier dünyanın en güzel duygusunu hiç kimsenin başaramadığı biçimde hayata geçiriyor!"

Ateşli, komik ve acıklı: Gideon & Gwen aşklarıyla tüm zamanların sınırlarını aşıyorlar!
Gwendolyn & Gideon
YORUM
Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisinin ilk kitabı. Orijinal dili Almanca. İlk önce bu seriyi almak için ne kadar uğraştığımı hatırlıyorum da evet buna değmiş!

Kitabı araştırdığım zamanlar kitabın yorumları aklıma geldi de, kitap için pek güzel yorum yapılmamıştı. Onları okuyunca seriyi aldığıma bir an pişman olmuştum. Yakut Kırmızı'ya başladım ve iki günde bitti. Uzun zamandır bu kadar hızlı okuduğum ilk kitap diyebilirim. HARİKAYDI. Zekice kurgulanmış bir eser... Tavsiyem, özellikle aşk üzerine kurulu bir dolu entrika arıyorsanız kesinlikle okumalısınız!

Önce kısaca karakterlerden bahsedeyim; Gwendolyn Shepherd, sevimli, sakar bir o kadar da güzel baş karakterimiz. Gideon de Villers, zeki, çekici ve Gwen'e -gizli- aşık erkek karakterimiz. Şunu söylemeliyim ki, uzun saçlı hiçbir erkek karakter bana bu kadar çekici gelmemişti. :D

Kitap Gwen'in gözünden anlatılıyor, yazar bir sahneyi Gideon'un gözünden de yazmış ki bence çok iyi yapmış çünkü bazı şeyler kafanızda tam oturuyor.

Her zaman yolcusunun kendisine ait bir taşı var. Zaten kitabın isimleri de buradan geliyor. Gwen'in yakut, Gideon'un elmas. Diğer önemli karakterlerden Lucy'nin safir, Saint Germain Kontunun zümrüt. Diğer zaman yolcularının taşları kitapta yer alıyor.

Kitabın filmi çekilmiş, 2013'ün Mart ayında Almanya'da vizyona girmiş. Kitabı okuduktan sonra ne kadar aradıysam filmin Türkçe alt yazılısını bulamadım. Eh, bende ki merak duygusu o kadar büyük ki bekleyemedim, tüm filmi İngilizce dublajlı izledim. Film, kitaba epey bağlantılı gitmiş ta ki son sahneye kadar. Ufak tefek sahneleri serinin diğer kitaplarından almış, yönetmenin bir bildiği var ki böyle yapmış. Filmdeki karakterler, kitaptakilere tam anlamıyla uymuş. Filmi izledikten bir kaç gün sonra Türkçe alt yazının çıktığını da gördüm. Tabii tüm filmi alt yazılı tekrar izledim ki her şey tam anlamıyla harika oldu. Tavsiyem, önce kitabı okuyun sonra filmi izleyin. Filmden bir kaç kare paylaşmadan geçmek olmaz. Gideon ve Gwendolyn karakterleri ve filmde sevdiğim kareleri -gif halinde- ekledim.

PUAN
FİLMDEN KARELER
Gwendolyn & Gideon
(Film afişi)

GİFLER
 
 
 

ALINTILAR

"Parola?"
Quark edit bisküvi ya da öyle bir şey.
"Qua redit nescitis," dedi Gideon.
Eh, en azından yaklaşmıştım. 

"Hazır mısın Gwendolyn?" diye sordu Gideon.
"Sen hazırsan, ben de hazırım."
 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos